Demeyeyim diyorum, Konuşmayayım diyorum ama mesele Tarkan olunca, kırmızı çizgimiz susamıyorum.

Tarkan konser açıklar, biletler 150 bin kişi tarafından aynı anda alınır, millet coşar ve bazıları buna yine şaşırır.

Neden? Çünkü hayatlarında hiç böyle bir talep görmemiş olabilirler. Normaldir. İnsanın görmediği şeyi inkâr etmesi eski bir savunma mekanizması.

Mesela Sinan Akçıl’ın refleksi: Tarkan başarılı olunca hemen “pazarlama hilesi” teorileri, yıllardır bitmeyen imalar, yorumlar, dokundurmalar.

Bu noktada Sinan Akçıl’a naçizane bir tavsiye:

Sürekli eski aşkları, yeni aşkları, değişen aşkları, bitmeyen “ilişkiler sarkacı”, yok “meme ucu gözüktü”, yok “transparan giyindi”, yok “o çok kıvırdı” gibi başkalarının hayatına odaklanmak yerine, bir gün kendi işine konsantre olursa, eminim ki o da biraz ses getirir.

Hatta belki bir konserinde hediye etmeden, gerçekten 5.000 bilet bile satabilir.

Tarkan Ve Sinan Akçıl

Neden olmasın? Mucizeler de hayatın parçası sonuçta.

Ama gerçek şu:

Eğer ışığın kendin değilse, başkasının ışığına saldırmak seni daha görünür yapmaz. Sadece gölgeyi büyütür.

Ve gölge büyüyünce de gerçek hep aynı kalır:

Tarkan hâlâ Tarkan’dır.

Diğerleri ise hâlâ “bugün kimi eleştirsem de gündem olsam?” hesabındadır.