İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü 3. sınıf öğrencisi Sibel Ünli'den haber alamayan ailesi, polise kayıp ilanında bulunmuştu. Polis, üniversiteli genç kızı bulmak için çalışma başlatırken Samatya sahilindeki kayalıklar da cesedi bulundu. 20 yaşındaki Sibel Ünli'nin siber zorbalıklar ve geçim sıkıntıları nedeniyle hayatına son verdiği öğrenildi. Genç kızın ailesi olay hakkında konuşurken, Sibel'in veda mektubu çıktı.
Cumartesi günü toprağa verilen Sibel Ünli'nin ölümü gündeme oturdu. Genç kızın çantasında bir intihar mektubu bıraktığı öğrenildi. Sibel Ünli'nin mektupta, "bu yaptığıyla üzdüklerinden özür dilediğini ve kitaplarını bir kütüphaneye bağışladığını belirttiği" aktarılıyor.
Sibel Ünli'nin intiharına ilişkin sır perdesi de aralandı. Genç kız sadece ekonomik sebeplerle değil, sosyal medya zorbalıkları nedeniyle hayatına son vermiş. Tıp doktoru olan ve göreve yeni başlayan ağabeyi Aydın Ünli, kardeşinin ölümüne ilişkin şunları anlattı:
Sosyal medyadan gelen ağır eleştiriler kardeşimi çok derinden etkiledi. Bu konu ile ilgili onunla sürekli konuşuyordum. İnsanlar onun dış görünüşü ile dalga geçiyorlardı. Hatta insanlığa sığmayacak kelimeler kardeşim için kullanılıyordu. Kardeşim üzülmesin diye ‘özürlü’ kelimesini asla evde bile kullandırtmazdım. Eksiklik hissetmesin diye bir şey söylemezdik. Bu olay hepimizin başına gelebilir, hepimiz bir engelli adayıyız. Ama sosyal medyada kardeşimin üzerine insanlığa sığmayan ifadelerin kullanılması onu çok derinden etkiledi.
Ailenin yaptığı basın açıklaması şöyle:
Öncelikle bizimle acımızı paylaşan taziyemize gelen veya gelemeyen tüm insanlarımıza sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Ailemizin yaşadığı bu elim hadisenin ulusal gündemde ve sosyal medyada fütursuzca kullanılması bizi derinden üzmüştür. Bu açıklamayı geç yapabildik çünkü acımızı yaşıyorduk. Bugün bizi bu acı günümüzde bu açıklamayı yapmak zorunda bıraktılar. Bildiğimiz gerçekleri anlatmak için, yanlış ve art niyetli paylaşımlara mani olmak için, intihar gibi bir elim hadisenin yüceltilmesine ve özendirilmesine engel olmak için bu basın açıklamasını, taziyemizin hala devam ettiği bu acı günde de olsa, halka açıklama zorunluluğu meydana getirmiştir. Kardeşim merhume Sibel Ünli yaklaşık bir yaşında geçirdiği ağır bir ateşli hastalık sonrası günlerce hastaneye yatırılmıştır. Bu hastalık sonrası tekrarlanan sara (epilepsi) krizlerini farklı zamanlarda yaşamış ve kendisi bu hastalığı sonrası antiepileptik tedaviler almıştır. Ergenliğe girmeye başladığı süreçten itibaren çeşitli duygu durum bozuklukları yaşamıştır. Kardeşimiz bu durumdan dolayı psikiyatri doktorlarına götürülmüştür. Kardeşimizin çeşitli tedaviler alması sağlanmıştır. Buna rağmen son üç yıldır birden fazla olan başarısız intihar girişimlerinde bulunmuştur. İntihar girişimlerinden sonra 'major(ağır) depresyon' tanısıyla iki defa Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları servisine yatırılmıştır. Önerilen tedavileri hastane dışında da sürdürmesi için ailesi ve yakın arkadaşları tarafından destek kendisine olunmuştur. Düzenli olarak psikolog ile görüşmesine olanak sağlanmıştır.
AİLEMİZ SOSYAL YARDIM KARTI ALMIŞTIR
Tüm bunlara rağmen ailecek yaşadığımız sosyoekonomik durum ve kardeşimizin sosyal ağlarda maruz kaldığı siber zorbalık, kardeşimizin duyarlı ve hassas kişilik yapısı kendisinin yaşama azmini bitirmiştir. Yüzme bilmeyen kardeşim 3 Ocak 2020 Perşembe gecesi Fatih ilçesi Samatya Sahili'nde denize atlayarak yaşamına son vermiştir. Ailemiz geçmişte yaşadığı sosyoekonomik sorunlar yüzünden İstanbul Valiliği, Güngören Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesine başvurmuş , kanunun uygun gördüğü ayni ve nakdi yardım almıştır. Okuyan kardeşlerime öğrenci yardımı verilmiştir. Ailemiz Sosyal Yardım Kartı almıştır. Dini bayramlarda gıda yardımı almıştır. Kardeşimiz Aydin Ünli Bu sonbaharda tıp doktoru olarak Devlet Hizmeti Yükümlüsü olarak atanması gerçekleşmiştir, ailemizin maddi olanakları iyileşmiştir. Bu yüzden bize yapılan yardımların bizden daha muhtaç durumdaki ailelere verilmesi için bu kurumlardan yardım almayı bıraktık. Son olarak yüce devletimizden ailemizin bu sosyal travmalardan sonra yaşadığı sıkıntıların üstesinden gelmesi psikiyatrik destek almayı saygıyla talep ediyoruz.