<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Medya Tilkisi - Magazin ve Dizi Haberleri</title>
    <link>https://www.medyatilkisi.com.tr</link>
    <description>Son dakika magazin haberleri, güncel magazin gündemi ve özel röportajlar Medya Tilkisi'nde. Dizilerden son haberler, ünlülerin hayatları için medyatilkisi.com.tr'yi takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Medyatilkisi.com.tr Tüm hakları saklıdır. | Türkiye'nin magazin nabzını tutan güvenilir haber kaynağınız.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 17:04:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Kalbiniz Alarm Verebilir! Bu Belirtileri Hafife Almayın]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/sicak-havalarda-kalbiniz-alarm-verebilir-bu-belirtileri-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/sicak-havalarda-kalbiniz-alarm-verebilir-bu-belirtileri-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan sıcaklık ve yüksek nem, yalnızca bunaltıcı bir hava oluşturmakla kalmıyor, kalbin çalışma yükünü de ciddi oranda artırıyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. M. Vedat Çaldır, özellikle sıcak havalarda görülen çarpıntı, tansiyon dalgalanması ve ritim bozukluklarına karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte uzmanlardan kalp sağlığını ilgilendiren önemli uyarılar gelmeye devam ediyor. Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, yüksek sıcaklık ve nemin kalbin çalışma yükünü yüzde 30 ila 50 oranında artırabileceğini belirterek özellikle yaşlılar ve kalp hastalarının daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p><h3>Kalp sıcak havalarda daha fazla çalışıyor</h3><p>Dr. Çaldır, vücudun yükselen sıcaklığı dengelemek için terleme mekanizmasını devreye soktuğunu, bu süreçte damarların genişlediğini ve kalbin dokulara yeterli kanı ulaştırabilmek adına daha hızlı çalıştığını ifade etti.</p><p>"Sağlıklı bireylerde bu durum çoğu zaman doğal bir uyum mekanizmasıdır. Ancak kalbin iş yükü belirgin şekilde artar ve özellikle kalp hastalarında ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi.</p><h3>Nem sıcaklıktan daha tehlikeli olabilir</h3><p>Yüksek nem oranının vücudun serinleme mekanizmasını olumsuz etkilediğini vurgulayan Çaldır, terin buharlaşamaması nedeniyle daha fazla sıvı ve mineral kaybı yaşandığını belirtti.</p><p>"Kalp hem daha hızlı çalışmak zorunda kalıyor hem de ritim için gerekli olan sodyum, potasyum ve magnezyum gibi mineraller azalıyor. Bu nedenle yüksek nem, çoğu zaman sıcaklığın kendisinden daha yorucu olabiliyor."</p><p><img src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2026/06/sicak-havalarda-kalbiniz-alarm-verebilir-bu-belirtileri-hafife-almayin.jpg"></p><h3>Çarpıntı ve ritim bozukluğuna dikkat</h3><p>Aşırı terleme nedeniyle yalnızca sıvı değil, kalbin elektriksel sisteminin düzenli çalışmasını sağlayan minerallerin de kaybedildiğini belirten uzman isim, bunun çarpıntı, ekstra atım ve ritim bozukluklarına neden olabileceğini söyledi.</p><p>Sağlıklı bireylerde bile sıcak havalarda nabzın dakikada 10 ila 20 atım artabileceğini belirten Çaldır, mevcut kalp hastalığı bulunan kişilerde riskin çok daha yüksek olduğunun altını çizdi.</p><h3>Bu belirtiler kalp krizinin habercisi olabilir</h3><p>Dr. Çaldır, güneş çarpması ile kalp krizinin belirtilerinin karıştırılabileceğini belirterek şu uyarıda bulundu:</p><p>"Göğüs ağrısı, ağrının kola veya çeneye yayılması, soğuk terleme, mide bulantısı, düzensiz veya çok hızlı çarpıntı ile bayılacak gibi hissetme yaklaşık 20 dakika boyunca devam ediyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."</p><h3>Kalbi korumak için bunlara dikkat edin</h3><p>Uzmanlar yaz aylarında kalp sağlığını korumak için şu önerilerde bulunuyor:</p><ul><li><p>Günlük en az 2-3 litre su tüketin.</p></li><li><p>Ayran, maden suyu ve çorba gibi mineral desteği sağlayan besinleri ihmal etmeyin.</p></li><li><p>11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca güneşe çıkmayın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></li><li><p>Dışarı çıkmanız gerekiyorsa şapka kullanın ve gölge alanlarda dinlenin.</p></li><li><p>Ağır yemeklerden, aşırı alkol tüketiminden ve yoğun egzersizden kaçının.</p></li><li><p>Klimalı ortamlarda sıcaklığı 25-26 derece civarında tutun.</p></li><li><p>Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi veya mide bulantısı yaşarsanız dinlenin, sıvı desteği alın ve şikayetler devam ederse vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.</p></li></ul><p>Uzmanlar, özellikle kronik kalp ve tansiyon hastalarının yaz aylarında sıvı tüketimine daha fazla özen göstermesi ve ilaçlarını doktor kontrolü dışında değiştirmemesi gerektiğini de hatırlatıyor.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/sicak-havalarda-kalbiniz-alarm-verebilir-bu-belirtileri-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2026/06/sicak-havalarda-kalbiniz-alarm-verebilir-bu-belirtileri-hafife-almayin-1.jpg" type="image/jpeg" length="83590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Telefon Başında Saatler Geçiriyorsa Dikkat! Sinsi Bağımlılık Alarmı!]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/telefon-basinda-saatler-geciriyorsa-dikkat-sinsi-bagimlilik-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/telefon-basinda-saatler-geciriyorsa-dikkat-sinsi-bagimlilik-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teknolojinin gelişmesi ve internete erişimin kolaylaşmasıyla birlikte sanal kumar bağımlılığı da hızla yaygınlaşıyor. Sakarya Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Elif Yöyan, özellikle 25 yaş altındaki gençlerin büyük risk altında olduğunu belirterek aileleri önemli belirtilere karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanal kumarı "sessiz ve sinsi bir bağımlılık" olarak tanımlayan Yöyan, fiziksel kumarın aksine bu bağımlılığın dışarıdan fark edilmesinin oldukça güç olduğunu söyledi. Sanal kumar sitelerinin 7 gün 24 saat erişilebilir olmasının ve kumarın bir oyun gibi sunulmasının bağımlılığı artırdığını ifade eden Yöyan, bağımlı kişilerin zamanlarının büyük bölümünü telefon veya bilgisayar başında geçirdiğini belirtti.</p><p>Gençlerin beyin gelişiminin yaklaşık 25 yaşına kadar devam ettiğine dikkat çeken Yöyan, bu dönemde karar verme, risk analizi ve dürtü kontrolünden sorumlu beyin bölgelerinin tam olarak gelişmediğini vurguladı. Bu nedenle gençlerin haz odaklı davranışlara ve riskli alışkanlıklara daha yatkın olduğunu söyledi.</p><p></p><p><img src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2026/06/sinsi-bagimlilik-alarmi-1.webp"></p><p>Tedavi sürecinde bilişsel davranışçı terapilerin önemli rol oynadığını belirten Yöyan, danışanların kumara harcadıkları para, zaman ve enerjinin somut şekilde ortaya konulduğunu ifade etti. Bağımlılığın altında çoğu zaman yalnızlık, ruhsal sıkıntılar, depresyon, kaygı bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu veya dikkat eksikliği gibi psikolojik nedenlerin bulunabileceğini belirten uzman isim, gerektiğinde psikiyatrik destek ve ilaç tedavisinin de sürece dahil edildiğini söyledi.</p><p>Aile desteğinin tedavide kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Yöyan, ailelerin çocuklarının davranışlarını dikkatle gözlemlemesi gerektiğini belirtti. Kredi kartı harcamalarında açıklanamayan artışlar, bankalardan çekilen krediler, sık sık borç isteme, evden para kaybolması, içine kapanma, öfke nöbetleri ve ruh halinde ani değişimlerin sanal kumar bağımlılığının önemli işaretleri olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uzmanlar, sanal kumarın giderek daha fazla genci etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğine dikkat çekerken, erken fark edilen vakalarda aile desteği ve uzman tedavisiyle başarılı sonuçlar alınabileceğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/telefon-basinda-saatler-geciriyorsa-dikkat-sinsi-bagimlilik-alarmi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2026/06/sinsi-bagimlilik-alarmi.jpg" type="image/jpeg" length="42878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hafızayı Koruyor, Cildi Yeniliyor: Karpuz Çekirdeğinin Bilinmeyen Faydaları]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/hafizayi-koruyor-cildi-yeniliyor-karpuz-cekirdeginin-bilinmeyen-faydalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/hafizayi-koruyor-cildi-yeniliyor-karpuz-cekirdeginin-bilinmeyen-faydalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcaklarının en sevilen meyvesi karpuz tezgahlara inince, çekirdeklerinin ne işe yaradığı ve yenip yenmeyeceği konusu yeniden gündem oldu. Milyonlarca kişi çöpe attığı bu siyah tanelerin aslında tam bir şifa deposu olduğunu öğrenince şaşkınlık yaşıyor. İnternet üzerinde "karpuz çekirdeği yutmak zararlı mı, karpuz çekirdeğinin faydaları neler, karpuz çekirdeği neye iyi gelir" şeklindeki aramalar zirveye çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Serinlemek için dilim dilim tükettiğimiz karpuzun sadece sulu kırmızı kısmı değil, içindeki siyah çekirdekleri de inanılmaz bir besin kaynağı. Çoğumuz karpuz yerken çekirdeklerini tek tek ayıklıyor ve hiç düşünmeden çöpe atıyoruz. Ancak uzmanlar, çöpe giden bu çekirdeklerin vücudun demir, magnezyum ve çinko ihtiyacını büyük oranda karşıladığını belirtiyor. Kalp hastalıklarından cilt problemlerine kadar pek çok soruna çare olan bu mucizevi tohumları doğru şekilde tüketmek hayati önem taşıyor. Peki, bağışıklığı güçlendiren, hafızayı koruyan ve cildi yenileyen karpuz çekirdeği nasıl tüketilir? En çok merak edilen karpuz çekirdeği faydaları ve evde kolayca hazırlayabileceğiniz kullanım şekilleri ile ilgili tüm detayları bir araya getirdik.</p><h2>KARPUZ ÇEKİRDEĞİ KALP VE DAMAR SAĞLIĞINA İYİ GELİR Mİ?</h2><p>Bu küçük siyah tanelerin en çok fayda sağladığı organların başında kalp geliyor. Karpuz çekirdeğinin içinde bol miktarda sağlıklı doymamış yağ asidi yer alıyor. Bu yağlar, damar yapısını koruyup kötü kolesterolü dengeliyor. Tansiyon sorunu olanlar için de içindeki yüksek magnezyum sayesinde kan basıncını düşürüyor ve kalbin gereksiz yere yorulmasını engelliyor. Düzenli olarak doğru yöntemlerle tüketildiğinde kalp krizi ve damar tıkanıklığı riskini de ciddi oranda azaltıyor.</p><h2>UNUTKANLIĞA KARŞI KARPUZ ÇEKİRDEĞİNİN FAYDALARI NELER?</h2><p>Yoğun stres, tempolu iş hayatı ve ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan odaklanma sorunlarına karşı doğal bir çözüm arayanlar için karpuz çekirdekleri harika bir alternatif sunuyor. Zengin B vitamini ve niasin içeren bu tohumlar, sinir sistemini doğrudan onarıyor. Hücreler arasındaki iletişimi hızlandırdığı için zihinsel yorgunluğu alıyor ve hafızayı dinç tutuyor. İlerleyen yaşlarda sıkça görülen Alzheimer gibi zorlu hastalıklar için de oldukça güçlü bir nörolojik kalkan görevi üstleniyor.<img src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2023/03/dilim-karpuz.jpg"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2>KARPUZ ÇEKİRDEĞİ BAĞIŞIKLIĞI NASIL GÜÇLENDİRİR?</h2><p>Vücudun dışarıdan gelen mikroplara ve hastalıklara karşı güçlü kalması için çinko ve demir oldukça önemli iki mineral. Karpuz çekirdeği tam da bu mineraller açısından doğal bir destek deposu işlevi görüyor. Vücuttaki beyaz kan hücrelerinin çoğalmasını teşvik ederek adeta doğal bir antibiyotik gibi çalışıyor. Özellikle sıcaklardan soğuklara geçerken yaşadığımız kırgınlık ve grip gibi hastalıklara karşı vücut direncini artırıyor. Sentetik ilaçlar yerine bu doğal mucizeyi değerlendirmek, bağışıklık sistemini korumanın en pratik yollarından biri olarak öne çıkıyor.</p><h2>CİLT GÜZELLİĞİ VE SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI KARPUZ ÇEKİRDEĞİ ETKİLİ Mİ?</h2><p>Parlak, lekesiz bir cilt ve dökülmeyen gür saçlar isteyenler için bu çekirdekler tam bir güzellik sırrı. Yoğun antioksidan barındıran yapısı sayesinde ciltte yıpranmaya neden olan serbest radikallerle savaşıyor ve erken yaşlanma belirtilerini geciktiriyor. Daha canlı ve taze bir cilt dokusu yaratırken, içerdiği minerallerle saç köklerini derinlemesine besliyor. Böylece saç dökülmesi sorunu yaşayanlara çare oluyor, kırılan tırnakları hızla güçlendiriyor.</p><h2>KARPUZ ÇEKİRDEĞİ NASIL TÜKETİLMELİ, YUTMAK ZARARLI MI?</h2><p>İnternette en çok aratılan "karpuz çekirdeği yutulur mu" sorusuna uzmanlar oldukça dikkat çekici bir yanıt veriyor. Çekirdekleri bütün olarak yutmak, sert ve kalın kabuklarından dolayı mideyi ve sindirim sistemini fazlasıyla yorabiliyor. Bu yüzden ağızda iyice çiğnenerek ufalanması her zaman daha çok tavsiye ediliyor. Midesi hassas olan kişiler, bu çekirdekleri yıkayıp kuruttuktan sonra havanda ezip çayını demleyebilir. Ayrıca çekirdekleri fırında hafif tuzla kavurup kuruyemiş gibi akşamları tüketmek veya mutfak robotunda toz haline getirip salata, yoğurt ve içeceklere katmak en popüler tüketim yöntemleri arasında yer alıyor. Ancak hamile kadınların, emziren annelerin ve böbrek hastalarının bu tarz doğal kürleri uygulamadan önce mutlaka uzman doktorlarına danışması büyük önem taşıyor.</p><p><img src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2026/06/hafizayi-koruyor-cildi-yeniliyor-karpuz-cekirdeginin-bilinmeyen-faydalari-2.png"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/hafizayi-koruyor-cildi-yeniliyor-karpuz-cekirdeginin-bilinmeyen-faydalari</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2026/06/hafizayi-koruyor-cildi-yeniliyor-karpuz-cekirdeginin-bilinmeyen-faydalari-1.png" type="image/jpeg" length="93170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyindeki Tokluk Genlerini Harekete Geçiren Mucize: Chia Tohumu]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/beyindeki-tokluk-genlerini-harekete-geciren-mucize-chia-tohumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/beyindeki-tokluk-genlerini-harekete-geciren-mucize-chia-tohumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, mutfaklarda sıkça yer bulan popüler bir besinin beyindeki açlık ve tokluk mekanizmaları üzerindeki doğrudan etkisini ortaya çıkardı. Yapılan son araştırmalar, bu doğal gıdanın iştahı kontrol eden genleri nasıl harekete geçirdiğini gözler önüne seriyor. İşte beslenme alışkanlıklarını kökten değiştirebilecek o çarpıcı araştırmanın detayları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme ve sağlık dünyasında ezber bozan bir gelişme yaşandı. Saygın bilimsel dergilerden Nutrition'da yayımlanan yeni bir araştırma, düzenli tüketilen belirli bir tohumun beyindeki açlık reseptörlerini doğrudan etkilediğini kanıtladı. Laboratuvar ortamında yürütülen testler, bu besinin sadece midede yer kaplayarak değil, doğrudan genetik düzeyde bir tokluk sinyali oluşturduğunu gösteriyor. Özellikle düzensiz beslenmenin yol açtığı olumsuz etkileri hücresel düzeyde baskılayan bu keşif, sağlıklı yaşam uzmanlarının ve vatandaşların dikkatini çekmeyi başardı.</p><h3>BEYİNDEKİ TOKLUK SİNYALİNİ HAREKETE GEÇİREN O PROTEİNLER</h3><p>Uzmanların yürüttüğü laboratuvar çalışmalarında, söz konusu tohumun tüketilmesiyle birlikte hormonal sistemde çok ciddi değişimler meydana geldiği belirlendi. Araştırmadan elde edilen verilere göre, bu besini tüketenlerde vücuda yeterli enerjinin girdiğini beyne bildiren POMC ve CART proteinlerinin üretiminden sorumlu genlerde çok belirgin bir hareketlilik gözlendi. Genlerde yaşanan bu aktivasyon, beyinde iştah kontrolünden sorumlu olan mekanizmaları doğrudan devreye sokarak tokluk hissinin oluşmasında anahtar bir rol üstleniyor.</p><h3>YÜKSEK YAĞLI BESLENMENİN BEYİNDE YARATTIĞI HASARA DOĞAL KALKAN</h3><p>Özellikle yüksek yağ içeren diyetler, zamanla beyinde "leptin" adı verilen tokluk hormonuna karşı bir direnç gelişmesine yol açıyor. Yapılan incelemeler, chia takviyesinin bu direnci kırma konusunda oldukça başarılı olduğunu ortaya koydu. Bilim heyeti, bu tohumun beyindeki işlevsel reseptörleri yeniden aktif hale getirdiğini tespit etti. Bununla birlikte, chia ununun beyindeki iştah reseptörlerine doğrudan bağlanma yeteneği sayesinde, dengesiz ve kötü beslenmenin beyin dokusunda meydana getirdiği hücresel iltihaplanmalara karşı koruyucu bir duvar ördüğü de ulaşılan sonuçlar arasında yer alıyor.</p><p><img src="https://novacom.teimg.com/nova-com/uploads/2026/06/chia-tohumu.png"></p><h3>İŞTAH AZALDI AMA KİLO KAYBI NEDEN YAŞANMADI?</h3><p>Araştırmanın en çok dikkat çeken ve merak uyandıran sonuçlarından biri de kilo değişimiyle ilgili oldu. Testler sonucunda deneklerin iştahlarının belirgin şekilde azaldığı ve beyne dair fonksiyonların iyileştiği net bir biçimde kaydedilmesine rağmen, herhangi bir kilo kaybının yaşanmadığı görüldü. Bilim insanları bu şaşırtıcı durumu oldukça mantıklı bir gerekçeyle açıkladı. Deney süreci boyunca deneklere verilen temel beslenme programının, araştırmanın doğası gereği bilinçli olarak çok yüksek kalorili tutulduğu, bu yüzden iştah azalsa bile kilo kaybının gerçekleşmediği ifade edildi.</p><h3>POPÜLER ZAYIFLAMA İLAÇLARININ ETKİSİNİ KİMYASALSIZ SAĞLIYOR</h3><p>Söz konusu tohumun vücutta yarattığı bu güçlü tokluk hissinin arkasındaki mekanizma, tıp dünyasında son dönemde oldukça popüler olan zayıflama ilaçlarının çalışma prensibiyle büyük bir benzerlik gösteriyor. Modern zayıflama ilaçlarında yer alan GLP-1 agonistlerinin görevini taklit eden bu besin, tamamen doğal yollarla aynı etkiyi yaratıyor. Uzmanlar, bu tohumun herhangi bir kimyasal müdahaleye gerek duymadan, yapısında barındırdığı zengin besin lifleri ve doğal genetik düzenleme yetenekleri sayesinde bu başarıyı yakaladığını vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/beyindeki-tokluk-genlerini-harekete-geciren-mucize-chia-tohumu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2026/06/chia-tohumu-1.webp" type="image/jpeg" length="74583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon’da Kalp ve Damar Cerrahisi Alanında Yeni Ameliyat Tekniği]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/trabzon-sah-damari-daralmasi-yeni-ameliyat-teknigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/trabzon-sah-damari-daralmasi-yeni-ameliyat-teknigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’da görev yapan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Uzun’un geliştirdiği yeni yöntem, şah damarı daralmasına bağlı felç riskini azaltıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’da görev yapan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Uzun, şah damarı daralması tedavisinde yeni bir cerrahi teknik geliştirdi. Uygulanan yöntemle felç riski önemli ölçüde azaltılıyor. Çalışma, bilimsel yayınlarla tıp literatürüne girdi.</p>

<p>Geliştirilen teknik, özellikle ileri derecede şah damarı daralması bulunan hastalarda daha güvenli bir cerrahi süreci hedefliyor. Klinik sonuçların olumlu olması, yöntemin yaygınlaşmasının önünü açıyor. Uygulama, hasta güvenliği açısından dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>Yeni Ameliyat Tekniği Felç Riskini Nasıl Azaltıyor?</strong></h2>

<p>Yeni cerrahi yaklaşım, şah damarı daralması sırasında beyne giden kan akışını daha kontrollü şekilde korumayı amaçlıyor. Operasyon sürecinde kullanılan yöntem, damar içi basıncı dengelemeye odaklanıyor. Bu sayede ameliyat sonrası nörolojik komplikasyon riski düşüyor.</p>

<p>Teknik, özellikle yüksek risk grubundaki hastalarda tercih ediliyor. Standart yöntemlere kıyasla daha kısa iyileşme süresi sağlıyor. Klinik takiplerde olumlu sonuçlar kaydediliyor.</p>

<p><img alt="Kemal Uzun" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2026/01/kemal-uzun.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>Şah Damarı Daralması Neden Tehlikeli Kabul Ediliyor?</strong></h2>

<p>Şah damarı daralması, beyne giden kan akışının azalmasına neden oluyor. Bu durum, felç ve kalıcı nörolojik hasar riskini artırıyor. Erken tanı ve doğru cerrahi müdahale hayati önem taşıyor.</p>

<p>Uzmanlar, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Risk faktörlerinin kontrol altına alınması, tedavi başarısını yükseltiyor. Güncel tedavi yöntemleri yakından takip ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çalışma Tıp Literatürüne Nasıl Girdi?</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Kemal Uzun’un geliştirdiği yöntem, akademik değerlendirmelerden geçerek bilimsel yayınlarda yer aldı. Çalışma, ulusal ve uluslararası kaynaklarda paylaşıldı. Böylece şah damarı daralması alanında yeni bir yaklaşım olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/trabzon-sah-damari-daralmasi-yeni-ameliyat-teknigi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 21:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2026/01/kemal-uzun-1.jpg" type="image/jpeg" length="17661"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meme Kanseri Hakkında Bilinmesi Gereken 5 Yanlış İnanış]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gereken-5-yanlis-inanis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gereken-5-yanlis-inanis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meme kanseriyle ilgili yaygın yanlış inanışlar, kadınların hem gereksiz korkular yaşamasına hem de erken teşhis fırsatını kaçırmasına neden olabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biridir ve bu konuda birçok yanlış inanış bulunmaktadır. İnternette ve sosyal medyada hızla yayılan bu mitler, kadınların sağlıkları hakkında gereksiz kaygılar yaşamalarına veya tam tersine, erken teşhis ve tedavi şansını kaçırmalarına yol açabilir. Bu yazıda, meme kanseriyle ilgili en yaygın beş şehir efsanesini ve gerçekleri ele alacağız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Memede Ele Gelen Her Kitle Kanser Midir?</strong></h2>

<p>Memede fark edilen her kitle, kanser belirtisi değildir. Çoğu zaman bu kitleler, iyi huylu değişikliklerden kaynaklanır. Kendi kendine yapılan muayenelerde tespit edilen kitleler, genellikle fibrokistik değişiklikler olarak değerlendirilir. Bu nedenle, memede bir kitle fark edildiğinde, mutlaka bir uzmana danışılmalı ve gerekli incelemeler yapılmalıdır.</p>

<h2><strong>Elektromanyetik Dalgalar Meme Kanseri Riskini Artırır Mı?</strong></h2>

<p>Günümüzde yapılan bilimsel çalışmalar, cep telefonu veya mikrodalga fırın gibi cihazlardan yayılan elektromanyetik dalgaların meme kanseri riskini artırdığına dair bir kanıt sunmamaktadır. Bu tür cihazların kullanımı kanser riskini artırmaz ve sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur.</p>

<h2><strong>Mamografinin Radyasyon Etkisi Tehlikeli Mi?</strong></h2>

<p>Mamografi, düşük dozda radyasyon içerse de, bu miktar oldukça düşüktür ve sağlığa zarar vermez. Aksine, mamografi taramaları erken teşhis imkanı sunarak, meme kanserinde sağkalımı önemli ölçüde artırabilir. Bu nedenle, mamografi, düzenli sağlık kontrollerinin bir parçası olmalıdır.</p>

<h2><strong>Deodorant Kullanımı Meme Kanseri Riskini Artırır Mı?</strong></h2>

<p>Antiperspirant deodorantlar, sıkı sütyenler veya terlemeyi önleyen ürünler ile meme kanseri arasında herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır. Bilimsel çalışmalar, bu tür ürünlerin kullanımının meme kanseri riskini artırdığına dair bir kanıt sunmamıştır.</p>

<h2><strong>Meme İmplantları Kanser Teşhisini Zorlaştırır Mı?</strong></h2>

<p>Meme implantları, günümüzün gelişmiş görüntüleme teknolojileri sayesinde kanser teşhisini zorlaştırmaz. Modern mamografi ve MR cihazları, implantların varlığına rağmen tümörleri doğru bir şekilde görüntüleyebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gereken-5-yanlis-inanis</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Oct 2025 01:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/10/meme-kanseri-hakkinda-bilinmesi-gereken-5-yanlis-inanis.jpg" type="image/jpeg" length="29061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kafeinin Kalp Sağlığı Üzerindeki Etkileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/kafeinin-kalp-sagligi-uzerindeki-etkileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/kafeinin-kalp-sagligi-uzerindeki-etkileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kafeinin kalp sağlığı üzerindeki etkileri nelerdir? Ölçülü tüketim fayda sağlarken, aşırı kafein alımı kalp için risk oluşturabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kafein, kahve, çay ve kakao gibi bitkilerde doğal olarak bulunur ve dünya genelinde en çok tüketilen uyarıcı maddelerden biridir. Kalp sağlığı üzerindeki etkileri ise tüketim miktarına ve kişisel farklılıklara göre değişiklik gösterir. Ölçülü tüketim kalp-damar sağlığını desteklerken, aşırı alım olumsuz sonuçlara yol açabilir.</p>

<p>Araştırmalar, düzenli kahve tüketiminin kalp hastalığı riskini azaltabileceğini ortaya koyar. Özellikle günde 2-3 fincan kahve içen kişilerde, daha az tüketenlere göre daha düşük kalp-damar hastalığı riski bulunur. Bununla birlikte yüksek miktarda kafein, çarpıntı ve tansiyon artışı gibi olumsuz etkilere sebep olabilir.</p>

<h2><strong>Kafein Kalp Sağlığını Nasıl Olumlu Etkiler?</strong></h2>

<p>Orta düzey kafein alımı dikkat ve odaklanmayı artırır, bu da dolaylı olarak stresi azaltabilir. Kahve ve çayın içerdiği antioksidanlar damar sertliğine karşı koruyucu etki sağlar. Ayrıca düzenli tüketim tip 2 diyabet riskini düşürerek kalp hastalıklarının önlenmesine katkıda bulunur. Egzersiz performansını desteklemesi de kalp sağlığı açısından faydalıdır.</p>

<p><img alt="Kafein Manşet" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/10/kafein-manset.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>Aşırı Kafein Tüketimi Kalp İçin Neden Risklidir?</strong></h2>

<p>Fazla miktarda kafein çarpıntıya, düzensiz kalp atışına ve tansiyon artışına yol açabilir. Özellikle hipertansiyon hastaları için bu durum tehlikeli olabilir. Ayrıca uyku düzenini bozarak kalbi dolaylı şekilde zorlayabilir. Kalp ritim bozukluğu olan kişilerde düzensiz atımları tetikleme ihtimali de bulunur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Günlük Ne Kadar Kafein Tüketilmeli?</strong></h2>

<p>Uzmanlar, sağlıklı bireyler için günlük maksimum 400 mg kafein tüketimini güvenli kabul eder. Bu miktar yaklaşık 3-4 fincan kahveye denk gelir. Ancak kişisel farklılıklar ve mevcut sağlık sorunları dikkate alınmalıdır. Özellikle hipertansiyon ve ritim bozukluğu olan kişilerin kafein tüketiminde dikkatli davranması önerilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/kafeinin-kalp-sagligi-uzerindeki-etkileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Oct 2025 17:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/10/kafeinin-kalp-sagligi-uzerindeki-etkileri.jpg" type="image/jpeg" length="54313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuvalette Telefon Kullanmanın Sağlık Üzerindeki Etkileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/tuvalette-10-dakikalik-altin-kural</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/tuvalette-10-dakikalik-altin-kural" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süre tuvalette oturmanın sağlığınıza zarar verebileceğini biliyor muydunuz? Uzmanlar, tuvalet alışkanlıklarımızın önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Tuvalette Ne Kadar Zaman Geçirmeliyiz?</h2>

<p>Tuvalette uzun süre oturmak, özellikle akıllı telefonlarla geçirilen zamanın artmasıyla birçok sağlık sorununa yol açabilir. Texas Üniversitesi Güneybatı Tıp Merkezi'nden kolorektal cerrah Dr. Lai Xue, bu sürenin 10 dakikayı geçmemesi gerektiğini belirtiyor. Uzun süreli oturma, makat bölgesindeki damarlar üzerinde baskı oluşturarak sağlığınızı riske atabilir.</p>

<h2>Uzun Süreli Tuvalet Alışkanlıkları Hangi Sorunlara Yol Açabilir?</h2>

<p>Araştırmalar, tuvalette uzun süre oturmanın hemoroid ve rektal prolapsus gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini gösteriyor. Bu problemler, genellikle cerrahi müdahale gerektiriyor ve dışkı kontrolünü olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<h2>Dr. Farah Monzur Kimdir?</h2>

<p>Dr. Farah Monzur, Stony Brook Üniversitesi İltihabi Bağırsak Hastalıkları Merkezi'nin Direktörüdür. Monzur, tuvalet süresinin bağırsak sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini küçümsemememiz gerektiğini vurguluyor. İnsanların telefon gibi dikkat dağıtıcı unsurlar nedeniyle daha uzun süre oturduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Tuvalet Alışkanlıklarımızı Nasıl Değiştirebiliriz?</h2>

<p>Uzmanlar, tuvalet ziyaretinde telefon veya kitap gibi dikkat dağıtıcı unsurlardan kaçınmamız gerektiğini söylüyor. Tuvalet alışkanlığınızı düzeltmek için, ihtiyacınız dışında zaman geçirmemeye özen göstermek önemli bir adım olabilir.</p>

<h2>İdeal Tuvalet Süresi Ne Olmalı?</h2>

<p>Gastroenterologlar, dışkılama işleminin 5 ila 10 dakika içinde tamamlanmasının ideal olduğunu belirtiyor. Eğer bu süre içinde işlem tamamlanmazsa, ayağa kalkarak kısa bir yürüyüş yapmayı öneriyorlar. Bu, bağırsak hareketliliğini doğal yollarla teşvik edebilir.</p>

<h2>Telefon Kullanımını Nasıl Sınırlayabiliriz?</h2>

<p>Uzmanlar, tuvalete telefon veya diğer dikkat dağıtıcı unsurları getirmememizi tavsiye ediyor. Dr. Monzur, "Tuvalet ziyareti bir ihtiyaçtır, sosyal medya turu değil" diyerek bu konuda uyarıda bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/tuvalette-10-dakikalik-altin-kural</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Aug 2025 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/08/wc-telefon-tuvalet-1.jpg" type="image/jpeg" length="77134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su tüketirken dikkat! 8 litre su içti hastanelik oldu]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/su-tuketirken-dikkat-8-litre-su-icti-hastanelik-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/su-tuketirken-dikkat-8-litre-su-icti-hastanelik-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Su tüketimi hayat için gerekli, ancak aşırı hızlı içmek beyin hücrelerine zarar verebilir. Günlük su ihtiyacınızı gün içine yayarak karşılayın.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Su Tüketiminde Hangi Riskler Var?</h2>

<p>Uzmanlara göre böbrekler bir saatte en fazla 1 litre suyu süzebiliyor. Bu sınırın aşılması böbreklerin tıkanmasına yol açıyor. Hücrelerdeki sıvı artışı ise anormal seviyelere ulaşabiliyor.</p>

<h2>Beyin Hücreleri Neden Etkileniyor?</h2>

<p>Su vücutta en fazla sodyum olan bölgelere ulaşır. Bu nedenle beyin hücreleri aşırı su alımına karşı daha duyarlıdır. Fazla su, hücrelerin şişmesine ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Günlük Su Tüketimi Nasıl Düzenlenmeli?</h2>

<p>Uzmanlar, suyun gün içine yayılması gerektiğini belirtiyor. Günlük su tüketimi en fazla 2,5-3,5 litre olmalı. Hızlı ve abartılı içim, vücutta zehirlenmeye ve beyin hücrelerinde şişmeye yol açabilir.</p>

<h2>Örnek Bir Vakada Ne Oldu?</h2>

<p>Edinilen bilgilere göre, aşırı su içen bir kadın hastaneye kaldırıldı. Yapılan tetkiklerde beyin hücrelerinin şiştiği ve su zehirlenmesi yaşandığı tespit edildi. Bu durum, su tüketimi konusunda bilinçli olunması gerektiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/su-tuketirken-dikkat-8-litre-su-icti-hastanelik-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 Aug 2025 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2022/01/su-icmek.jpeg" type="image/jpeg" length="20795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece Uykusunu Sabote Eden Sır: Kafein!]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/gece-uykusunu-sabote-eden-sir-kafein</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/gece-uykusunu-sabote-eden-sir-kafein" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, gün içinde tüketilen kafeinin uyku kalitesini beklenmedik ölçüde etkilediğini ortaya koydu. Kahvenin beyni gece boyunca uyanık tuttuğu ve derin uykuyu engellediği keşfedildi. Detaylar haberimizde!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yatmadan önce telefona bakmak, uyku düzeninizi bozan tek etken değilmiş! Kanadalı bilim insanlarının yaptığı son araştırma, gün içinde tüketilen kafeinin bile beyni gece boyunca uyanık tutabildiğini gösterdi. 40 sağlıklı yetişkine katılım sağladığı çalışmada, iki gece boyunca uyku laboratuvarında gözlemler yapıldı. Katılımcılardan bir gece yaklaşık iki fincan kahveye eşdeğer 200 mg kafein, diğer gece ise plasebo verildi.</p>

<p>EEG taramalarıyla yapılan incelemeler çarpıcı sonuçlar ortaya koydu: Kafein sadece uykuya dalmayı zorlaştırmakla kalmıyor, beynin saatlerce yüksek bir uyarılma seviyesinde kalmasına neden oluyordu. Montreal Üniversitesi'nden Psikoloji Profesörü Dr. Julie Carrier, bu durumun gün içinde dikkat için faydalı olsa da, geceleri beynin dinlenmesini ve kendini onarmasını engellediğini belirtti.</p>

<p><img alt="Kafein 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/08/kafein-1.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma, kafeinin beyni "eleştirel eşik" denilen bir uyanıklık durumuna soktuğunu gösterdi. Yapay zeka destekli analizler, kafeinin beyin sinyallerini karmaşıklaştırarak, özellikle derin uyku (non-REM) evresinde tam anlamıyla dinlenmeyi engellediğini tespit etti. Derin uyku ise hafıza ve zihinsel toparlanma için son derece önemlidir.</p>

<p>Çalışma, beyin dalgalarında da önemli değişiklikler olduğunu ortaya koydu. Dinlendirici, yavaş dalgalar azalırken, uyanıklık ve zihinsel aktiviteyle ilişkili hızlı dalgalar arttı. Mila Quebec Yapay Zeka Enstitüsü'nden Prof. Dr. Karim Jerbi, bu durumun beynin uyku sırasında bile daha az yenileyici ve daha aktif bir durumda kaldığını gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Ayrıca, 20-27 yaş arası gençlerde kafeinin bu etkisinin, 41-58 yaş arası orta yaş grubuna göre çok daha güçlü olduğu gözlemlendi. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sağlıklı yetişkinler için günde 400 mg'a kadar kafein tüketimini güvenli buluyor. Ancak bu çalışma, bu miktarın bile uykunun kalitesini saatler sonra bile olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Bu nedenle, uyku kalitenizi önemsiyorsanız, özellikle akşam saatlerinde kafein tüketiminizi sınırlamanızda fayda var.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/gece-uykusunu-sabote-eden-sir-kafein</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Aug 2025 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/08/kafein.jpg" type="image/jpeg" length="79988"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Turşunun 8 Faydası: Bağırsaktan Bağışıklığa Sağlığa Katkıları]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/tursunun-8-faydasi-sagliga-etkileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/tursunun-8-faydasi-sagliga-etkileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turşu, bağırsak sağlığını destekler, bağışıklığı güçlendirir ve sindirimi kolaylaştırır. İşte turşunun sağlığa olan 8 önemli faydası.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Turşu sağlığa nasıl katkı sağlar?</h2>

<p>Turşu, sebze ve meyvelerin fermantasyonu ile elde edilir ve bağırsak sağlığını destekler. İçerdiği faydalı bakteriler, sindirim enzimlerinin üretimini artırır ve vitamin emilimini kolaylaştırır. Düzenli tüketimde mide asidini dengelemeye yardımcı olur.</p>

<h2>Hangi turşular öncelikli olarak tüketilmeli?</h2>

<p>Özellikle lahana ve pancar turşuları yüksek antioksidan içerikleriyle öne çıkar. Diğer sebzelerden yapılan turşular da sağlıklıdır ancak bu iki çeşit daha fazla besin değeri sunar. Tansiyon, böbrek veya kalp hastalarının tuz oranına dikkat etmesi gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Turşu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/08/tursu-2.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Ev yapımı turşu nasıl hazırlanır?</h2>

<p>Turşu yaparken klorsuz içme suyu ve doğal sebzeler tercih edilmelidir. Kaya tuzu kullanımı ve hijyen kurallarına uymak önemlidir. Lahana turşusu için dilimlenen lahana, sarımsak, peynir altı suyu veya yoğurt suyu ile cam kavanoza yerleştirilip bir ay bekletilir.</p>

<h2>Turşunun 8 faydası nelerdir?</h2>

<p>Bağırsaklardaki zararlı bakterilerin çoğalmasını engeller.</p>

<p>Bağırsak pH seviyesini dengeler.</p>

<p>Kurşun, cıva ve arsenik gibi ağır metalleri vücuttan uzaklaştırmaya yardımcı olur.</p>

<p>Kanserojen maddeleri etkisiz hale getirme potansiyeline sahiptir.</p>

<p>Bağışıklık sistemini güçlendirir.</p>

<p>Bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu etki sağlar.</p>

<p>Lif açısından zengin olduğu için sindirimi kolaylaştırır, kabızlık ve ishali önler.</p>

<p>Bağırsak florasını güçlendirerek iltihaplanmayı azaltır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/tursunun-8-faydasi-sagliga-etkileri</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Aug 2025 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/08/tursu-1.jpg" type="image/jpeg" length="41951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[D vitamini için 15 dakika güneşlenmek yeterli]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/d-vitamini-icin-15-dakika-guneslenmek-yeterli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/d-vitamini-icin-15-dakika-guneslenmek-yeterli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, D vitamini sentezi için kısa süreli güneşlenmenin yeterli olduğunu, fazla UV ışığının ise cilt kanseri riskini artırabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>D vitamini sentezi için ne kadar güneşlenmek yeterli?</h2>

<p>D vitamini, kemik sağlığı, bağışıklık sistemi ve ruh hali üzerinde önemli etkilere sahip.</p>

<p>Vücudun bu vitamini etkin şekilde kullanabilmesi için güneş ışığına ihtiyaç duyuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre açık tenli kişiler için 10-15 dakika, koyu tenli kişiler için ise 20-30 dakika güneşlenme yeterli oluyor.</p>

<p><img alt="D Vitamini 1" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/08/d-vitamini-1.jpg" width="1920" /></p>

<h2>Güneşlenme saatleri nasıl olmalı?</h2>

<p>Güneş ışınlarının en dik geldiği öğle saatleri, cilt için risk taşıyor.</p>

<p>09.00–10.30 veya 16.00 sonrasında güneşlenmek, D vitamini sentezi açısından daha güvenli kabul ediliyor.</p>

<p>Bu sürelerde kollar, bacaklar ve yüzün yalnızca %20–25’inin güneşe maruz kalması öneriliyor.</p>

<h2>Cilt kanserinden korunmak için hangi önlemler alınmalı?</h2>

<p>Hem UVA hem de UVB korumalı güneş kremleri düzenli olarak kullanılmalı.</p>

<p>Şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu giysiler tercih edilmeli.</p>

<p>Benlerde renk, şekil veya boyut değişikliği fark edilirse vakit kaybetmeden dermatoloğa başvurulmalı.</p>

<p><img alt="D Vitamini 2" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/08/d-vitamini-2.jpg" width="1920" /></p>

<h2>Hangi alışkanlıklardan kaçınılmalı?</h2>

<p>Öğle saatlerinde uzun süre güneşte kalmaktan ve yapay bronzlaşma cihazlarından uzak durulmalı.</p>

<p>Çocuklukta oluşan ciddi güneş yanıklarının, ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini artırabileceği unutulmamalı.</p>

<p>Çocukların hassas cildi, yaz-kış uygun koruma yöntemleriyle korunmalı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/d-vitamini-icin-15-dakika-guneslenmek-yeterli</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Aug 2025 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/08/d-vitamini-3.jpg" type="image/jpeg" length="24775"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüzücü Kulağı Nedir? Yaz Aylarında Kulak Enfeksiyonlarına Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/yuzucu-kulagi-nedir-yaz-aylarinda-kulak-enfeksiyonlarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/yuzucu-kulagi-nedir-yaz-aylarinda-kulak-enfeksiyonlarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Meltem Öner Karaçay, yazın artan yüzme faaliyetleri nedeniyle “yüzücü kulağı” hastalığına karşı uyardı. Kulak sağlığı için önlem alınmalı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Yüzücü kulağı hastalığı nedir, nasıl ortaya çıkar?</h2>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Öner Karaçay, yaz aylarında artan deniz ve havuz kullanımı nedeniyle dış kulak yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Tıbbi adı otitis externa olan bu hastalık, kulak kepçesi ile kulak zarı arasındaki dış kulak kanalının iltihaplanmasıyla ortaya çıkıyor.</p>

<p>Toplumda “yüzücü kulağı” olarak bilinen enfeksiyon, hijyenik olmayan havuzlar ve uzun süre nemli kalan kulak ortamı nedeniyle gelişebiliyor.</p>

<h2>Hangi durumlar enfeksiyona zemin hazırlar?</h2>

<p>Dr. Karaçay, yaz aylarında sık duş almak, hijyeninden emin olunmayan havuzlarda yüzmek ve kulakların nemli kalmasının enfeksiyon riskini artırdığını belirtti.</p>

<p>Nemli ortamlarda kolayca çoğalan bakteri ve mantarların dış kulak yolunu enfekte edebileceğini söyleyen Karaçay, bu duruma karşı bilinçli davranılması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h2>Yüzücü kulağı belirtileri nelerdir?</h2>

<p>Dr. Meltem Öner Karaçay’a göre, yüzücü kulağı hastalığında şu belirtiler gözlemlenebilir:</p>

<p>Kulakta ağrı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kızarıklık</p>

<p>Akıntı</p>

<p>Hafif ateş</p>

<p>Kulak kepçesinde hassasiyet</p>

<p>Lenf bezlerinde şişlik</p>

<p>Başlangıçta hafif seyreden belirtiler zamanla şiddetlenebilir. Bu nedenle belirtiler ortaya çıktığında sağlık kuruluşlarına başvurulması önemlidir.</p>

<p><img alt="kulak_agrisi" class="detail-photo img-fluid" height="358" src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2022/01/kulak-agrisi.jpg" width="615" /></p>

<h2>Yüzücü kulağından nasıl korunulur?</h2>

<p>Karaçay, dış kulak yolu enfeksiyonuna karşı şu önlemleri önerdi:</p>

<p>Tatil öncesi kulak muayenesi yaptırın</p>

<p>Yüzerken kulak tıkaçları kullanın</p>

<p>Kulakları sudan sonra mutlaka kurulayın</p>

<p>Kulak kiri birikimi varsa mutlaka bir uzmana temizletin</p>

<p>Uzman, “Kulak sağlığına yönelik ihmaller ciddi sonuçlar doğurabilir. Deniz ve havuz keyfi, sağlık sorunu ile sonuçlanmamalı” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/yuzucu-kulagi-nedir-yaz-aylarinda-kulak-enfeksiyonlarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Aug 2025 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2022/01/kulak-cinlamasi.jpg" type="image/jpeg" length="98572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bamya Ne İşe Yarar? Sağlığa Faydaları Neler?]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/bamya-ne-ise-yarar-sagliga-faydalari-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/bamya-ne-ise-yarar-sagliga-faydalari-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bamya sindirimi destekler, kan şekerini dengeler ve bağışıklığı güçlendirir. Lif, C vitamini ve folik asit bakımından zengindir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bamya ne işe yarar, neden tüketilmeli?<br />
Bamya, düşük kalorili olmasına rağmen yüksek besin değeri taşıyan bir sebzedir. Lif açısından zengindir ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar. Aynı zamanda antioksidan içeriği ile bağışıklık sistemini güçlendirir.</p>

<p>C vitamini, K vitamini ve folik asit gibi önemli vitaminleri barındırır. Vücut direncini artırarak hastalıklara karşı koruma sağlar.</p>

<p>Bamya hangi hastalıklara iyi gelir?<br />
Bamya, özellikle sindirim sistemi sorunlarına iyi gelir. Kabızlığı önlemeye yardımcı olur ve bağırsak hareketlerini düzenler. İçerdiği çözünebilir lif sayesinde kan şekerinin dengelenmesini destekler.</p>

<p><img alt="Bamya (1)" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/07/bamya-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bazı araştırmalar, bamyanın kolesterol seviyelerini dengelemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Ayrıca bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri ile mevsimsel hastalıklara karşı koruma sağlar.</p>

<p>Bamya nasıl tüketilmeli?<br />
Bamya yemek, haşlama veya fırınlama gibi farklı yöntemlerle hazırlanabilir. Kuru bamya ve bamya çorbası da sık tercih edilen tariflerdendir. Besin değerini korumak için çok uzun süre pişirilmemesi önerilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenli tüketildiğinde özellikle bağırsak sağlığı ve kan şekeri kontrolü üzerinde olumlu etkiler gösterir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/bamya-ne-ise-yarar-sagliga-faydalari-neler</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Jul 2025 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/07/bamya-2.jpg" type="image/jpeg" length="21862"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrek sağlığını korumanın 8 yolu]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/bobrek-sagligini-korumanin-8-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/bobrek-sagligini-korumanin-8-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arıtma sistemi gibi çalışan böbrekler, vücut kimyasının dengesini koruyarak organların ahenk içinde çalışmasını sağlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanı süzerek atık maddeleri ve aşırı sıvıyı idrar aracılığıyla uzaklaştıran yani bir nevi vücudumuzun arıtma sistemi gibi çalışan böbrekler, vücut kimyasının dengesini koruyarak organların ahenk içinde çalışmasını sağlar. Böbreklerin vücudumuzun topyekûn sağlıklı bir şekilde ayakta kalabilmesi için hayati önem taşıdığını belirten İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, <em><strong>“Tansiyonu düzenleyen hormonlar böbreklerde üretilir, kalsiyum ve kemik metabolizmasını etkileyen D vitamini bu organlarda aktif hale gelir ve kan şekeri seviyesini kontrol eden insülin hormonunun fazlası yine burada yıkılır”</strong></em> dedi.</p>

<p>Türkiye’de 7 buçuk milyon böbrek hastası olduğunu göz önünde bulundurarak bu organların zarar görmesinin pek çok sıkıntıyı beraberinde getirebileceğini vurgulayan İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu,<em><strong> “Bu hastalarda kalp damar problemlerine de sık rastlanılır. Böbreklerin yapısal ya da işlevsel bozuklukları; kanlı idrar, yüksek tansiyon, el-ayaklarda veya yüzde şişlik ya da uyuşma, bulantı-kusma, nefes darlığı, kaşıntı, uyku bozukluğu, halsizlik-güçsüzlük, iştahsızlık, kilo kaybı ve bilinçte bozulma gibi sağlık sorunları ile kendisini gösterir” </strong></em>dedi.</p>

<h3><strong>Fazla kilo böbrekler için bir tehdit</strong></h3>

<p>Böbrek hastalıklarının çoğunun sinsi ilerlediğine dikkat çeken İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu,<em><strong> “Bu hastalıklar genellikle ileri evrelerde belirti verir. O nedenle; diyabetliler, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip kişiler, ailesinde böbrek hastalığı bulunanlar, romatolojik hastalıkları olan bireyler, onkolojik sorunlar nedeniyle tedavi gören hastalar, hemen her gün ağrı kesici kullananlar, böbrek taşı bulunanlar, prostat sorunu yaşayanlar, fazla kilolular ve yaşı 65 ya da üstünde olanlar herhangi bir şikâyeti olmasa bile böbrekleriyle ilgili kontrollerini sıkı tutmalı” </strong></em>açıklamasında bulundu.</p>

<h3><strong>Diyaliz veya böbrek nakli beşinci evrede gündeme geliyor</strong></h3>

<p>Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde böbreklerde sorun yaratan başlıca 3 hastalığın diyabet, hipertansiyon ve glomerulonefritler olarak sıralandığını açıklayan Doç. Dr. Atasoyu, “Bu hastalıkların tanısı için kan ve idrar tahlillerinin yanı sıra ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik incelemeler ve nadir de olsa böbrek biyopsisi yapılır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böbreklerin ileri derecede zarar görmesi sonucu diyaliz tedavisine başvurulduğunu söyleyen Atasoyu,<em><strong> “Biriken atık maddeler ve fazla sıvı bu cihaz sayesinde vücuttan atılır. Ancak bu yöntem genellikle kronik böbrek hastalığının beşinci evresinde gündeme gelir. Türkiye’de diyalize giren ya da böbrek nakliyle yaşamını sürdüren yaklaşık 62 bin, diyalize girmese de 7 buçuk milyon böbrek hastasının olduğu biliniyor. Buradaki önemli nokta pek çoğunun bu durumun farkında bile olmaması” </strong></em>şeklinde konuştu.</p>

<p>İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, böbrek sağlığı için dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı.</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li>Hareketli bir yaşam sürümeli ve düzenli egzersiz yapılmalı.</li>
 <li>Kan şekeri ve tansiyon değerleri düzenli olarak takip edilmeli.</li>
 <li>Her gün mutlaka 2-2 buçuk litre arasında su içilmeli.</li>
 <li>Sigaradan uzak durulmalı.</li>
 <li>Fazla miktarda tuz damarlar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği için tüketimi günde 5 gramı geçmemeli.</li>
 <li>Doktor tavsiyesi olmadan gelişi güzel ve sık ilaç kullanılmamalı.</li>
 <li>Dengeli beslenmeye özen gösterilmeli.</li>
 <li>Fazla kilolar verilmeli, obeziteden kaçınılmalı.</li>
</ol><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/bobrek-sagligini-korumanin-8-yolu</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Mar 2025 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2025/03/bobrek-sagligi-manset.jpg" type="image/jpeg" length="24637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Epilepsi hastalarına 8 beslenme önerisi]]></title>
      <link>https://www.medyatilkisi.com.tr/epilepsi-hastalarina-8-beslenme-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyatilkisi.com.tr/epilepsi-hastalarina-8-beslenme-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Betül Merd, epilepsi hastalarının beslenmesi konusunda bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Epilepsi yani halk arasındaki adıyla sara hastalığı, genellikle ömür boyu süren bir sağlık sorunu olarak biliniyor. Hastalığın neden olduğu nöbetler kontrol altına alındığında epilepsili birçok insan yaşamını normal bir şekilde sürdürebiliyor. Epilepsi hastalarında uygulanacak dengeli ve düzenli beslenme planı, nöbetlerin sayısının ve hastalığın zararlı etkilerinin azaltılması sürecine önemli katkıda bulunuyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Betül Merd, epilepsi hastalarının beslenmesi konusunda bilgi verdi.</p>

<h3>Epilepsi (sara) önemli bir sağlık sorunu</h3>

<p>Epilepsi, sinir sistemini etkileyerek beyindeki işleyişi geçici olarak sekteye uğratan ve nöbetler şeklinde ortaya çıkan önemli bir sağlık sorunudur. Her yaştan insanda uzun süreli görülebilen bu sorun, birçok semptomu da beraberinde getirmektedir. Nöbetler, beynin hangi bölümünün tutulduğuna bağlı olarak insanları farklı şekillerde etkilemektedir.</p>

<h3>Epilepsi hastalığının 5 önemli belirtisi</h3>

<p>Epilepsi hastalığının muhtemel belirtileri şu şekilde gelişmektedir;</p>

<p>“Baş dönmesi sonucunda yere yığılma. Kontrol edilemeyen sarsıntı ve sallanma hissi ile birlikte, boş boş olarak ifade edilen şekilde bakmak. Kollarda ve bacaklarda karıncalanma hissi. Kol ve bacaklarda istemsiz kasılmalar, elleri kontrol edememe, çığlık atma. Ağızdan köpük gelmesi, istemsiz idrar kaçırma.”</p>

<h3>Epilepsi hastalığının tedavisi var mı?</h3>

<p>Anti-epileptik ilaçlar olarak adlandırılan ilaçların kullanılması ana tedavidir. Cerrahi müdahale, nöbetleri kontrol etmeye yardımcı olabilecek bir cihazın vücuda konumlandırılması, nöbetleri kontrol etmeye yardımcı olabilecek özel bir diyet olan ketojenik diyet.</p>

<h3>Dengeli ve sağlıklı beslenme önemli</h3>

<p>Dengeli ve sağlıklı beslenme tüm insanlar için önemli ve vazgeçilmez bir kuraldır. Özellikle hastalık söz konusu olduğunda bu kural akıllara gelse de, yaşamın her döneminde bu kuralı uygulayan insanlar daha sağlıklı olmaktadır. Günümüzde yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda genel sağlık durumuna etkisi olduğu kanıtlanan dengeli ve düzenli beslenmenin birçok hastalıkla mücadele etmede olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Epilepsi hastalığı ile mücadelede etkili olan temel beslenme önerileri ise şu şekildedir;</p>

<p>“Vücuttaki kan şekeri düzeyinin dengeli olması her hastalıkta olduğu gibi epilepsi sonunda da önemlidir. Bunun için kan şekerindeki ani yükselmeler epilepsi nöbetlerini tetikleyebilmektedir. Şeker seviyesini yükseltecek şekerli besinlerden uzak durulmalı, şeker oranı düşük tahıllı gıdalar tüketilmelidir. Günlük beslenme programında sağlıklı yağlarla hazırlanmış besinler dahil edilmelidir. Özellikle sağlıklı olan zeytinyağı kullanılmalı, Omega 3 ve Omega 9 gibi besin kaynakları tercih edilmelidir. Epilepsi nöbetlerini tetikleyebilen alkollü içeceklerden uzak durulmalıdır. İçeriğinde kafein olan kahve, çay ve kakao tüketimi sınırlandırılmalıdır. Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşime girmesi muhtemel besinler, uzman hekimlerin kontrolünde tüketilmelidir. Kalsiyum, magnezyum ve sodyum açısından zengin kuru baklagiller ile tam tahıllı ürünlerin ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir. Besinler yoluyla vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alındığından emin olunmalıdır.</p>

<h3>Kan şekeri dengeli seyretmeli</h3>

<p>Epilepsi hastalarının beslenmesinde dikkat edilecek en önemli hususlardan biri, hastanın kan şekerinin dengeli bir şekilde seyretmesidir. Bu nedenle bu hastalığa sahip kişilerin, şeker barındıran yiyeceklerden uzak durması, un yerine tam tahıllı ürünler tüketmeleri sağlık açısından oldukça önem taşımaktadır. Hastaların öğünlerini atlamamaları gerekir, çünkü uzun süreli açlık kaç şekerinin aşırı derecede düşmesine neden olmaktadır. Bu tür hastalar için balık tüketimi oldukça önem taşımaktadır. Balığın içerisindeki Omega 3 ve Omega 9 gibi sağlıklı yağlar epilepsi hastaları için çokça faydalı sağlıklı yağlardır. Bu nedenle epilepsi hastalarının balık tüketmeye özen göstermesi gerekmektedir. Epilepsi hastaları alkol, çayı çok sık tüketmemeli, kahve ve kola gibi kafein içeren içeceklerin tüketimi sınırlandırmalıdır. Bu içecekler epilepsi nöbetlerini tetikleyebilecek özelliğe sahiptir. Epilepsi için kullanılan bazı ilaçlar, nar ve greyfurt gibi meyvelerle etkileşime girebilmekte bu da ilacın etkilerini düşürebilmektedir. Bu nedenle greyfurt ve nar gibi meyvelerin tüketimine dikkat edilmeli, uzmana danışılmalıdır.</p><div class="article-source py-3 small ">
        <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong><span>İhlas Haber Ajansı</span></span>
    </div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medyatilkisi.com.tr/epilepsi-hastalarina-8-beslenme-onerisi</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Aug 2024 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyatilkisicomtr.teimg.com/crop/1280x720/medyatilkisi-com-tr/uploads/2022/01/epilepsi-ve-ilk-yardim-epilepsi-hakkinda-her-sey-epilepsi-icin-bak.jpg" type="image/jpeg" length="12023"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
