Yeşilçam'ın unutulmaz yıldızı Ahu Tuğba, uzun yıllar yaşamını sürdürdüğü Amerika Birleşik Devletleri'nin Miami kentindeki evinde 1 Eylül 2024 tarihinde hayata veda etmişti. Usta sanatçının acı kaybının üzerinden geçen zamanın ardından kızı Anjelik Calvin, gazeteci Habip Babar'ın sunduğu bir televizyon yayınında kamuoyunun merak ettiği pek çok konuya açıklık getirdi. Calvin, annesinin vefatından önceki zorlu süreci ve magazin gündeminden düşmeyen miras konusunu tüm şeffaflığıyla anlattı. Anjelik Calvin'in çocukluk yıllarındaki lüks yaşantısından cenaze sürecinde sanat camiasından gördüğü vefasızlıklara kadar uzanan bu çarpıcı açıklamalar, büyük yankı uyandırdı.
LÜKS İÇİNDE GEÇEN ÇOCUKLUK VE DİKKAT ÇEKEN MİRAS DETAYI
Programda annesiyle birlikte sürdürdükleri hayata dair önemli bilgiler veren Anjelik Calvin, yirmi üç yaşına gelene dek beş farklı dadının gözetimi altında büyüdüğünü belirtti. Hafta içi ve hafta sonları için farklı şoförlerin kendilerine hizmet ettiğini anlatan Calvin, ulaşımlarını özel helikopterler ile tekneler üzerinden sağladıklarını dile getirerek nasıl bir imkanlar silsilesi içinde yetiştiğine dikkat çekti. Kamuyounun en çok merak ettiği mal varlığı tartışmalarına da son noktayı koyan Calvin, annesinin kendisine bıraktığı maddi gücü şu sözlerle anlattı:
"Okkalı bir miras bıraktı diyebilirim. Emlakları var, bir yığın geliri var. Hiç çalışmasam da olur. Alın teri ile ekmeğini kazanan bir kadındı, o hanede çok kişi yiyip içti. Şimdi ben onun ekmeğini yiyorum."
GİZEMİNİ KORUYAN VASİYET
Maddi varlığın dışında annesinden kalan manevi değerlerin kendisi için çok daha büyük bir anlam taşıdığını vurgulayan genç isim, en büyük mirasın Allah'ı anlatan Kur'an-ı Kerim ve okunan dualar olduğunun altını çizdi. Usta oyuncunun vefatından önce hazırladığı özel bir belgeden bahseden Calvin, içeriği henüz kimse tarafından bilinmeyen bu isteği şimdilik saklı tutmayı tercih ettiğini belirterek, "Bir vasiyeti var, onu sürpriz olarak saklıyorum" dedi.

SANAT CAMİASINA AĞIR VEFASIZLIK SİTEMİ
Açıklamaların en çok dikkat çeken bölümlerinden biri de sanat dünyasına yönelik ağır eleştiriler oldu. Annesinin hayattayken etrafındaki pek çok kişiye maddi ve manevi destek verdiğini hatırlatan Calvin, karşılaştığı sahte dostluklardan duyduğu rahatsızlığı açıkça ifade etti. Yaşadığı hayal kırıklığını ve cenaze sürecindeki vefasızlığı şu sert ifadelerle aktardı:
"Annemin yıllarca yedirip içirdiği, dost bildiği insanların çoğu gelmedi. Gerçek dostları onu son yolculuğuna uğurladı. Cenazesi daha morgdayken, yıllarca onun ekmeğini yiyen bazı oyuncular çıkıp hakkında konuşmaya başladı. Bu büyük bir vefasızlıktı"
USTA OYUNCUNUN YÜREK BURKAN SON GÜNLERİ
Hayatını kaybetmeden önceki son haftanın annesi için bedensel ve ruhsal olarak oldukça zorlu geçtiğini belirten Anjelik Calvin, Ahu Tuğba'nın sağlık durumunun hızla nasıl kötüleştiğini anlattı. Usta ismin son günlerinde yaşadığı fiziksel çöküşü tarif eden Calvin, o acı dolu anları ve annesinin son vasiyetini eksiksiz olarak şu cümlelerle dile getirdi:
"Hiç uyuyamıyordu ve nedensiz şekilde ateşleniyordu. Sürekli kalbinin ağrıdığını söylüyordu. Elindeki tabağı bile tutamayacak kadar güçsüzleşmişti. Sanki ölüm sarhoşluğu yaşıyordu. Bir gün koluma dokundu ve 'Ben gideceğim. Ben öleceğim günü bilirim. Bana bir şey olursa beni burada bırakma, vatan toprağına gömün' diyerek son isteğini bana iletti."
Next




